
Öfke; neşe, korku, üzüntü, tiksinme, küçümseme, şaşkınlık gibi evrensel bir duygudur. Öfke bir olumsuz duygu olup son derece canlı ve enerjik olması, diğer duygulara da bağlı olarak ortaya çıkabilmesi nedeniyle diğerlerinden farklıdır. Öfkeyi tehlikeli yapan doğru düşünmemizi engellemesi ve karar mekanizmamızı etkilemesidir.
Öfke, diğer insanların sizi incitmesine, haksızlığa, öz saygı tehditlerine ve engellemelere odaklanan, belirili türde düşünceleri kapsayan bir duygudur. Öfke kendini vücutta (kas gerginliği, yüksek ses, yerinde duramama gibi) ve davranışlarda (tehditkar eylemler, volta atma, yumruk sıkma gibi) belli eder. Öfke memnuniyetsizlik ve onaylamama ifade vermeye çalışan güçlü bir duygudur.
Beynin yapısı

Beynimizde limbik sistem olarak adlandırılan bölümde amigdala adlı bölge bulunur ve temel duygulardan sorumlu alandır. Bu bölgeye eski beyin, ilkel beyin, sürüngen beyin gibi isimler takılmıştır. Ortak nokta memelilerde bulunan bir bölüm olduğu ve duygularımız, dürtülerimiz ve içgüdülerimizden sorumlu olduğunu ifade etmektedir. Amigdala burda olduğu için öfke ya da öfke kadar güçlü bir duyguya kapıldığımızda buna “Amigdala Hijack Durumu” denir. Yani çok düşünmeden içgüdüsel hislerle birden parlama eşliğinde yapılan eylemler, yani amigdalanın etkisiyle beyin kullanmadan yapılmış hareketler denir çünkü sağduyulu düşünme kapasitemiz ele geçirilmiş gibidir.
Serebral korteks bizi limbik sistemin yapacağından daha medeni yapmaya çalışan bölümüdür. Düşünme, planlama, ketlenmeler, davranışlardan sorumludur. Öfke ve tahammülsüzlükte karşılaşılan sorun ilkel beynin rasyonel beyinden çok daha hızlı çalışmasıdır. Normalde kontrolü düşünerek elimizde tutarız fakat çıldırdığımızda amigdala serebral korteksi tabiri caizse ele geçirir ve vücudumuzdan adrenalin salgılanır, daha önce de bahsettiğim gibi “kaç ya da savaş” yanıtı oluşur. Yani aynı zamanda insanların hayatta kalma mekanizmalarının bir parçasıdır. İnsanlar da diğer hayvanlar gibi bir tehditle karşılaştıklarında ya kaçar, ya dona kalır ya da saldırırlar. Öfke saldırının yakıtıdır. Fakat öfkenin fazlasında kalp krizleri de görülebilir.
Duyguların işlevi
Duygular, kendinizi tehdite karşı savunacak, sosyal bağlanmaları sağlayacak, zevk veren uğraşlarla ilgilenmenize neden olacak, anlamlı bir kayıptan sonra tekrar bağlanmanız için teşvik edecek ve çevrenizi keşfetmeye sevk edecek biçimde davranmanız için sizi harekete geçirir. Duygular olmadan hayat olduğu yerde kalırdı. Duygular doğası gereği kısa geçici deneyimlerdir. Gün içinde gelir geçerler. İfade edilmeyen duygular ise vücudumuzda hapsolarak psikolojik bir gerilime yol açarlar. Tüm ökeler de ifade edilmelidir ama asıl soru nasıl ifade edileceğidir?
Öfkeli olduğunuzda bakışlar dikleşir, gözler daralır, dudaklar birbirine bastırılır, vücut ısısı ve kalp hızı artar, vücut duruşu kabarmış bir hal alır, düşünceler haksızlık, intikam, adaletsizlik, saldırma ve ödeşme gibi konulara odaklanır. Başkaları tarafından görülüp duyulup hissedilebileceği için öfkenizi ifade edebildiğinizi düşünüyorsunuzdur.
Bazı öfkeler de gözlenemeyen yollarla ifade edilir. Öfkeli görünmeyebilirsiniz sesiniz öfkeli gelmeyebilir fakat öfkeniz kalp ve damar sisteminizde ( yüksek tansiyon ve migren ağrıları şeklinde), mide bağırsak siteminizde (huzursuz bağırsak sendromu ya da spastik kolon şeklinde) veya kas iskelet sisteminizde (çene eklemi ve gerilim tipi baş ağrısı şeklinde) kendini belli edebilir. Öfke kendini karamsarlık, alaycılık, acizlik, kaçınma davranışı (tepkiyi sessiz kalarak gösterme), zıtlaşma davranışı (öyle olduğunu düşünmüyorum) veya pasif agresif davranış gibi olumsuz tutumlarla da belli edebilir.
Öfkenin Tetikleyicileri
Öfke tetikleyicilerini bilmek önemlidir çünkü öfkeye hazırlıklı olduğunuzda ona daha etkili bir biçimde karşılık verebilirsiniz.
- Haksızlığa uğramak: Bir çok insan ne zaman başına bir haksızlık gelse keyifsiz huysuz hatta hiddetlenmiş hisseder. Haksız olaylar maalesef herkesin başına gelir. Haksızlığa verdiğimiz karşılık ne olursa olsun önemli olan tepkinizin ılımlı verimli veya meydana gelen şeyle orantısız olup olmadığıdır.
- Zaman baskısına ve engellemelere karşılık vermek: Günümüz dünyası oldukça meşgul bir yer. İnsanlar aynı anda birden fazla işi yerine getirme ve sürekli olarak iş verimlerini arttırma baskısı hissediyorlar. Uzun süredir hatta beklediğiniz telefonun aniden kesilmesi, işten biraz geç çıkıp çok yoğun bir trafiğe denk gelmek vs… bunlar şüphesiz sinir bozucu ama herkesin başına geliyorlar ve önlemek için ne yaparsanız yapın gelmeye devam edecekler.
- Yalancılık veya hayal kırıklığı yaşamak: İnsanlar verdikleri bir sözü tutmayarak veya yalan söyleyerek sizi hayal kırıklığına uğrattığında huysuz, morali bozulmuş veya öfkeli hissetmeniz oldukça yaygın bir durumdur.
- Öz saygıya yönelik tehditlerle karşılaşmak: İnsanlar kendileriyle ilgili makul surette iyi hissetmeyi severler. Düşük öz saygıya sahip kişiler bile küçük düşürücü sözleri ve eleştirileri sevmezler. Bazı insanlar öz saygıya yönelik tehditlere üzüntü veya kendinden nefretle bazıları da öfkeyle cevap verir.
- Ön yargıya ve ayrımcılığa maruz kalmak: Irksal veya etnik farklılıklar, cinsiyetçilik, cinsel yönelim, milliyetçilik, engellilik, dini inançlar gibi önyargı listesi sonsuz uzayabilir. Öfke hoşgörüsüz veya önyargılı olmaktan ya da hoşgörüsüzlük veya ön yargı kurbanı olmaktan tetiklenebilir.
- Saldırıya uğramak: Şiddet tüm dünyaya yayılmış durumda. Bazı insanlar kaygı veya depresyonla karşılık verse de şiddet veya istismar kurbanı olmak doğal olarak öfke yaratır.
Tedavide Neler Yapılıyor?
Öfke psikiyatrik hastalık sınıflandırmalarında kendi başına bir hastalık olarak görülmez, ayrı psikiyatrik hastalıkların bir parçasıdır. Bu yüzden ilk olarak ayırıcı tanı yapılır. Bir hastalıktan bağımsız olarak da kişilerin günlük yaşamda üstesinden gelemedikleri güçlükler, yaşam sorunları ile karşılaştıklarında da problem odaklı öfke ile çalışılabilinir. Öfke ile çalışırken bilişsel davranışçı terapi ve kabul ve kararlılık terapisi yöntemleri size öfkenizi anlamanıza ve davranış değişikliği yapmanızda çok faydalı ve etkilidir. İkisinin de temeli bilimsel verilere dayanır. Öfke tetikleyicilerini saptama, düşünceleri farketme ve değerlendirme, bilişsel hataları farketme, ketlenmelerinizi farketme, ruh halinizin öfkenize yansımalarını öğrenme, değerleriniz, farkındalık, eyleme geçme, zihnin yapısını ve çalışma biçimini öğrenme gibi kişiye özel bir tedavi protokolü uygulanır.

Çok etkilendim. Kişi seviyesine inmişsiniz.
Teşekkür ederim Neziha hanım. Anlaşılabilir olması beni mutlu etti.